BABANIN DA GENCİ MAKBULMÜŞ!

Yaşlı babaların çocuklarının, bebeklik ve çocuklukta yapılan ve zihinsel performanslarını ölçen testlerde genç babaların çocuklarından başarısız oldukları ortaya çıktı. Queensland Üniversitesi’nin yaptığı, sonuçları PLoS Medicine dergisinde yayımlanan araştırma çerçevesinde, 1959 ile 1965 yılları arasında ABD’de doğan 33 bin 437 çocukla ilgili veriler incelendi.

Bu çocuklardan her birinin, 8 aylıkken ve 4 ile 7 yaşlarında zihinsel performansları ölçen testlere tabi tutulduğu, araştırma çerçevesinde ailenin geliri ve eğitim durumu gibi sosyo-ekonomik faktörlerin de dikkate alındığı belirtildi.

Araştırma, babanın yaşı büyüdükçe çocuğun çeşitli testlerde düşük puan alma olasılığının arttığını, ancak aksine yaşlı annelerin çocuklarının, hafıza, öğrenme ve konsantrasyon gibi yetileri ölçen bu testlerden diğerlerinden daha yüksek puan aldıklarını gösterdi.

Araştırmacılar, yaşlı babaların çocuklarındaki bu başarısızlığa, erkeğin yaşlandıkça spermlerinde meydana gelen mutasyonun neden olabileceği, sosyal faktörlerin etkisinin de göz ardı edilmediği kaydedildi.

Yaşlı babaların çocuklarında, doğumda sakatlık ile şizofreni, otizm ve akıl hastalığı gibi nöropsikiyatrik bozukluk olasılığının arttığı biliniyor

Kaynak : Radikal

SüperTeklif'e üye ol, sen de kazan!

SARSILMAZ İNANCIN VE DİRENİŞİN RESMİDİR

Çanakkale Savaşlarına dair bilinmeyen bir kısmı ilk defa gün yüzüne çıkan fotoğraflardan oluşan ‘Çanakkale’nin Görünmeyen Yüzü’ isimli fotoğraf sergisi 9–15 Mart’ta Altunizade Kültür Merkezi’nde, 16–22 Mart’ta ‘Kaynak Kültür Merkezi’nde ziyaretçilerle buluşacak.

Yitik Hazine Yayınları Arşivi ve Devrin Harp Mecmuası’nda yer alan yirmi iki kareden oluşan sergi, ücretsiz olarak gezilebilecek.

Sergi hakkında bilgi veren Kaynak Kültür Yayın Grubu Halkla İlişkiler Müdürü Harun Algül, savaşın arka yüzünü gösteren kareleri seçmeye özen gösterdiklerini belirterek İstanbulluları sergiye davet etti. Özellikle okul çağındaki gençlerin ve çocukların bu tür sergileri gezmesi gerektiğini düşündüklerini belirten Algül “Tarih düne bakıp bugünü anlamaktır. Herkesi düne bakmaya ve sergimizi gezmeye davet ediyoruz.”dedi.

İşte o fotoğraflardan bir kaçı:

Tarih :

9–15 Mart Altunizade Kültür Merkezi

16–22 Mart Kaynak Kültür Merkezi

Kaynak : Haber7

SüperTeklif'e üye ol, sen de kazan!

'KİTAP OKUMA 'CEZASI BİRİNCİLİK GETİRDİ

Edinilen bilgiye göre, Erzincan’ın Üzümlü ilçesinde yaşayan lise öğrencisi Hasan Kaya, yaz tatili için gittiği Erzurum’un Hınıs ilçesinde kavgaya karıştı. Kavga ettiği kişinin şikayeti üzerine ifadesi alınan Kaya, 26 Eylül 2008’de Hınıs Sulh Ceza Mahkemesindeki duruşmasında Ceza Muhakemesi Kanununun (CMK) 231. maddesi kapsamında 6 ay içinde toplam 4 kitap okuma cezasına çarptırıldı.

Kaya’nın Üzümlü Çok Programlı Lisesinde öğrenci olmasından dolayı dosya Erzincan Denetimli Serbestlik ve Yardım Merkezi Müdürlüğüne gönderildi. Burada Denetimli Serbestlik Şubesi uzmanları tarafından Kaya için kişisel gelişim kitapları belirlendi. 6 ayda okuması gereken kitapları 2 ayda okuyan lise öğrencisi, cezasını tamamladı.

Cezasının ardından kitap okuma alışkanlığı artan Kaya, Üzümlü Kaymakamlığı ve İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından düzenlenen kitap okuma yarışmasına katıldı. Yarışma kapsamında bir ayda en fazla kitabı okuyan Kaya’ya düzenlenen törenle çeşitli hediyeler verildi.

Kaya, AA muhabirine yaptığı açıklamada, kendisine verilen cezaya ilk başlarda çok şaşırdığını belirtti. Verilen cezanın kişisel gelişimine katkı sağladığını dile getiren Kaya, ’’daha önce kitap okuma gibi bir alışkanlığım yoktu. Kitapları okumaya başladıkça okuma alışkanlığı kazandım. Kitaplara karşı ilgim arttı’’ dedi.

Kitap okuma alışkanlığını kazanmasının ardından ilçede düzenlenen kitap okuma yarışmasına katılmaya karar verdiğini ifade eden Kaya, şunları söyledi:

’’İlçemizde her ay yarışma düzenleniyor. Aylık olarak düzenlenen yarışmaya ben de katıldım. Ayda toplam 2 bin 300 sayfa okuyarak ilçede en çok kitap okuyan kişi oldum. Elde ettiğim başarıya kendim dahi inanamadım. Artık kitap okumaktan büyük keyif alıyorum. Bundan sonra da fırsat buldukça kitap okuyacağım.’’

Üzümlü Kaymakamı Murat Gözütok ise, aldığı yapıcı ceza sayesinde Kaya’nın okuma alışkanlığının geliştiğini söyledi. Gözütok, Kaya’nın gösterdiği azmin takdir edilmesi gerektiğini de kaydetti.

 
Kaynak: ZAMAN

SüperTeklif'e üye ol, sen de kazan!

SAÇLAR NEDEN BEYAZLAR ?

Almanya’daki Mainz Üniversitesi Biyofizik Enstitüsünden Prof. Heinz Decker, hücrelerin ürettiği hidrojen peroksidin, saçın yaşlanmayla birlikte beyazlamasında anahtar rol oynadığının saptandığını belirterek, bu bulgunun saçların erken ağarmasına karşı tedavi yöntemlerinin geliştirilmesini sağlayabileceğini söyledi.

Prof. Decker, beyazlatıcı madde olarak da kullanılan hidrojen peroksidin, yaşlandıkça saç köklerinde büyük miktarlarda toplandığını ve sonunda renk pigmenti melaninin sentezine mani olduğunu bildirdi.

Vücudun tümünde küçük miktarlarda üretilen hidrojen peroksit (H2O2), normalde bu kimyasalı parçalayarak su ve oksijene dönüştüren bir enzimle etkisizleştiriliyor. Ancak yaş ilerledikçe, bu enzimin seviyesi düşüyor ve böylece hidrojen peroksit birikimi artıyor.

Decker, hidrojen peroksidin, tahrip olmuş proteinlerin onarımı için gereken enzimleri de engellediğini belirtti.

Araştırma, FASEB (Federation of American Societies for Experimental Biology) dergisinde yayımlandı.

Kaynak : Haber3

SüperTeklif'e üye ol, sen de kazan!

CEP TELEFONLARI BEYNİMİZİ PİŞİRİYOR.


Peker, AA muhabirine yaptığı açıklamada, insanlığın yararına olabilecek birçok buluşun yan etkileri de olabileceğini belirterek, Türkiye’de yaklaşık 35-40 milyon aktif kullanıcısı bulunan iletişim çağının değişmez araçlarından biri olan cep telefonlarının, buna en iyi örnek olduğunu kaydetti.

Peker, cep telefonlarından yayılan elektromanyetik ışınımın tüm canlılar tarafından soğurulduğunu ve soğurulan bu enerjinin, hücre proteinlerinde bozulmalara, hücrelerde ısınmalara, ısınmalardan kaynaklı hücre değişikliklerine ve DNA tahribatına kadar birçok olumsuz etkiye yol açtığını belirterek, şöyle devam etti:

’’Uluslararası Kanser Araştırma Ajansı’nın cep telefonlarından ve baz istasyonlarından yayılan radyo dalgalarını içine alan elektromanyetik alanları, muhtemel kanserojen içeren 2-B grubuna alması ve İngiltere Radyolojik Koruma Kurulu’nun cep telefonlarının küçük çocuklarda tümör riski yarattığını açıklaması, bunların zararlı olduğunu açıkça ortaya koymaktadır. Ayrıca, cep telefonlarının uzun vadede kalp rahatsızlıklarına, hafıza zayıflaması ve beyin tümörü riskine, kalıcı işitme bozukluklarına, embriyo gelişiminin zarar görmesine, kadınlarda düşük riskinin artmasına, bağışıklık sisteminin bozulmasına, yüksek tansiyona, sperm sayısının azalmasına ve cilt kanseri gibi olumsuz sonuçlara sebep olabileceği düşünülmektedir.’’

Cep telefonlarının konuşma sırasında karşıdan gelen sinyalleri alıp aynı zamanda karşı tarafa sinyal ilettiği için hem alıcı hem de verici olarak görev yaptığını vurgulayan Peker, konuşma olmasa bile cihaz sürekli sinyal alışverişi yapacağı için kullanıcıların sürekli elektromanyetik dalgaya maruz kaldıklarını anlattı.

Prof. Dr. Peker, özellikle elektromanyetik spektrumun mikrodalga bölgesinde ışın yayan cep telefonlarının, bu bağlamda da oldukça tehlikeli olduklarına dikkati çekerek, sözlerini şöyle sürdürdü:

’’Bilindiği gibi mikrodalgalar aynı zamanda fırınlarımızda ısıtma amaçlı da kullanılmaktadır. Cep telefonlarından yayılan mikrodalga ışınlar tıpkı fırınlarda olduğu gibi beynimizi pişirmektedir. Tüm bu olumsuz etkilerinden dolayı cep telefonlarını mümkün olabildiğince az ve kısa sürelerde kullanmak gereklidir. Ayrıca çocuklar ve hamile kadınlar cep telefonu kullanmamalı, kullanmaları gerektiğinde ise mutlaka kulaklık takmalılar. Uyunulan odada, özellikle de yatağın başucunda cep telefonu bulundurulmaması gereklidir.’’

Prof. Dr. Peker, özellikle elektromanyetik spektrumun mikrodalga bölgesinde ışın yayan cep telefonlarının, bu bağlamda da oldukça tehlikeli olduklarına dikkati çekerek, sözlerini şöyle tamamladı:

’’Bilindiği gibi mikrodalgalar aynı zamanda fırınlarımızda ısıtma amaçlı da kullanılmaktadır. Cep telefonlarından yayılan mikrodalga ışınlar tıpkı fırınlarda olduğu gibi beynimizi pişirmektedir. Tüm bu olumsuz etkilerinden dolayı cep telefonlarını mümkün olabildiğince az ve kısa sürelerde kullanmak gereklidir. Ayrıca çocuklar ve hamile kadınlar cep telefonu kullanmaları gerektiğinde mutlaka kulaklık takmalılar. Çünkü, telefon açılır açılmaz kulağa götürüldüğünde beyin yüzde 50 daha fazla enerji ile karşılaşır. Bu etkiyi azaltmak için kulaklık kullanılmasını öneriyoruz. Kulaklık yoksa da telefona açma düğmesine bastıktan birkaç saniye sonra cevap verilmelidir.’’

Kaynak : Haber7

SüperTeklif'e üye ol, sen de kazan!